Serap Mungan Ay, öğrencilerimi her zaman çok sevdim…

Röportaj: Sinan Karaca

Bugün Marmara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Sayın Serap Mungan Ay ile birlikteyiz. Kendisine bizi kırmadığı için teşekkür ediyoruz. Kısaca kendinizden bahseder misiniz?

1969 yılında Ankara’da doğdum. 1985 yılında Edirne Kız Öğretmen Lisesini bitirdim. 1989–90 döneminde İstanbul Üniversitesi, İktisat Fakültesi, İktisat Bölümünden mezun oldum. M.Ü. Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı, Spor Yönetimi Programında 1995 yılında yüksek lisansımı tamamladım., 2002 yılında doktora programını bitirdim. 1990-94 yılları arasında özel sektörde çalıştım. M.Ü. B.E.S.Y.O.-Spor Yönetimi bölümünde,2006 yılında yardımcı doçent unvanını aldım. 1994 yılında araştırma görevlisi olarak Marmara Üniversitesinde başladığım akademik hayatım halen devam etmekte.  Spor yönetimi ve spor ekonomisi alanında akademik çalışmalar yaptım. Spor Bilimleri Derneği üyesiyim. Evliyim, bir kızım var.

Başarıya giden yolda ne gibi zorluklarla karşılaştınız ve bu zorlukları nasıl aştınız ?

Yıllardır üzerime düşen her görev ve sorumlulukta hep en iyisini, en doğrusunu ve adil olanı yapabilmek için uğraştım. Akademik alanda hedeflere ulaşabilmek için fedakarlıklar gerekiyor. Özellikle, yıllar ilerleyip sorumluluklarımız arttıkça,  planlama yapmak kolay olmuyor. Benim hep önceliğim ailem olmuştur. Bu nedenle planladığım hedeflerde bazen gecikmeler de yaşadım. Bazılarını aştım bazıları için ise halen uğraşıyorum. Yabancı dil düzeyinin ileri seviyelere çıkarılması bizler için çok önemli. Benim engelim de bu oldu ve halen bunu aşmaya çalışıyorum. Akademisyenlik hayatımda da, özel hayatımda da  en büyük rehberim sevginin gücüdür. Öğrencilerimi her zaman çok sevdim, en büyük motivasyon faktörüm de bu.

Ülke olarak spor alanında eğitim ve öğretim kısmında sizce hangi konumdayız ?

Sadece spor alanında değil eğitim ve öğretimin her alanında etik değerlere sahip, vatan, bayrak ve Atatürk sevgisi ile yetişmiş, geleneklerine bağlı, kitap okumayı seven, saygıyı ön planda tutan, gerçekçi hedefler koyabilen ve geleceğe yönelik öngörüleri olan çocuk ve gençler yetiştirmemiz çok önemli. Bu konuda yetersizlikler görüyorum. Eğitim politikaları sürekli değişmemeli.

Okullarımızda Beden Eğitimi ve Spor amaçlarına ulaşmada birinci derecede gerekli olan spor salonları ve sahası yeterli değildir. Okullarımızda Beden Eğitimi ve Spor dersinin önemi ve gereği yeterince kavratılamamaktadır. Sınıflar çok kalabalık ve spor tesis araç ve gereçleri, ders saatleri maalesef yetersizdir.  Bu saydığım etkenler giderek büyük bir hızla spor yapmayı değil; sporu izlemeyi, spordan (daha doğrusu futboldan) konuşmayı seven bir topluma dönüşüme neden olmuştur.  Sporun magazin boyutu, kendisinin önüne geçmiştir.

Okulunuzdan mezun olan öğrencilerinizin takibini sürdürüyor musunuz ? SBF ve BESYO mezunu öğrencilerin farklı alanlara yöneldiğini görüyoruz. Bu durumun önüne nasıl geçebiliriz ?

Mezun öğrencilerimin büyük bir kısmıyla iletişim halindeyim. Spor Bilimleri fakültesini  bitirip te, güvenlik görevlisi olan, diğer iş kollarında çalışan, güvencesiz istihdam alanlarına razı olan kişilerin çokluğu sistemde hatalar yapıldığının  bir göstergesi.

Kamu sektöründe az sayıda iş imkânının sunulmasının yanı sıra çeşitli iş imkanları sunan özel sektördeki özellikle fitness merkezlerindeki iş güvencesizliğinin önüne geçilmesi gerekir.

 

Ülkemizdeki tesis ve altyapı hakkında neler düşünüyorsunuz ?

Bilimsel ve çağdaş bir eğitim ve yatırım planlaması ile altyapıya yatırım yapan spor kulüpleri ve örgütler tesadüfi olmayan kalıcı başarıyı yakalamaktalar. Tesis yönünden günümüzde artış görülse de gelirlerden tesis ve alt yapıya daha fazla pay ayrılması gerekir. Mali kriterleri tam uygulamamız lazım ki altyapıya da gerekli yatırım yapılsın.

 

Spor Bilimleri Fakülteleri’nde ve Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulları’nda yeterli düzeyde eğitim verildiğini düşünüyor musunuz ?

Türkiye’de beden eğitimi ve spor alanında açılan bölümler son yıllarda hızla artmıştır. Yetenek ölçümü yapılan sınavlarda, öğrenci alınacak bölümlerin özelliklerine göre farklılık gösteren uygulamalar gerçekleşmektedir. Bölüm sayısının ve alınan öğrencinin nicelik olarak artması yanında nitelik olarak da geliştirilmesi gerekliliğine inanıyorum. Yeterli akademik kadroya sahip olmadan, üç-dört öğretim elemanı ile derslerin verilmesini doğru bulmuyorum. Marmara Üniversitesi gibi her yönden yeterli olan spor bölümlerinde eğitimde kalite istenen düzeydedir. Bunun tüm spor bölümlerinde olması gerekir.

Gençler neden SBF ve BESYO tercih etmeli, hangi gençler tercih etmeli ve nasıl hazırlanmalı ?

Günümüzde meslek seçiminde spor alanını düşünen kişilerin öncelikli tercihi beden eğitimi ve spor öğretmenliği oluyor. Daha sonra, antrenörlük, yöneticilik, kondisyonerlik ve fitness uzmanlığı geliyor. Gençler bu bölümleri tercih ederse, mezun olduklarında akademisyen, spor muhabiri, KPSS’de yeterli puanı alabilirlerse, devlet memuru statüsünde Gençlik Spor Müdürlükleri’nde spor uzmanı olarak da çalışabiliyor.Tüm bunlar için akademik başarı yanında iletişim becerisi ve yabancı dil bilgisi çok önemli.

 

Hiç spor yapmayan bir genci şuan spora davet etmek isteseniz neler söylerdiniz ?

Lütfen zamanınızı boşa harcamayın. Sizin zamanınızı sporla  dolu geçirmeniz hem sizin hem de hepimizin yaşam kalitesini arttıracaktır..

 

Vaktinizi ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Son olarak dergi okurlarımıza neler söylemek isterseniz ?

Eğer herkes egolarından kurtulup, gerçekleştirmek istediği hedefi gerçekleştirmiş olan insanların fikirlerini sorar ve onların yol göstericiliğini alçak gönüllülükle kabul edebilirse, vefalı olursa başarı da huzur da her alanda olduğu gibi sporun hem akademik hem de uygulamalı alanlarında yakalanacaktır.

Sevgili Hakan Nergis ve tüm ekip arkadaşlarını kutluyor ,bu girişimci ve ilkeli adımlarınızın artarak  devamını diliyorum. Teşekkürler.

 

 

 

 

 

Serap Mungan Ay, öğrencilerimi her zaman çok sevdim…” için 2 yorum

  • 10 Mayıs 2018 tarihinde, saat 16:37
    Permalink

    Kuzenim ablacığım seninle gurur duyuyoruz.

    Yanıtla
    • 15 Mayıs 2018 tarihinde, saat 10:11
      Permalink

      Çok teşekkür ederim Kıvanç. Sevgilerimle.

      Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir