Karaveli: Sorunun değil çözümün parçası olarak hayatımı Türk futbolu için adamak istiyorum

Spor Kondisyoneri ve Genel Yayın Yönetmenimiz Hakan NERGİS, Teknik Direktör Önder KARAVELİ ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdi. İşte o röportaja dair sorular ve cevapları…

Futbol yaşantınız nasıl başladı ?

1974 yılında İstanbul’da Beşiktaş semtinde doğarak siyah beyaz renklere olan doğal gönül bağım oluştu. Sokakta başlayan futbol yolculuğum 10 yaşında Şeref Stadı’nın toprak zemininde Beşiktaş seçmelerini kazanarak Hamdi Serpil Tüzün okulunun şanslı futbol öğrencisi olarak devam ettim. Mahalle maçlarının yerini lig maçları almıştı. 8 sene Beşiktaş Özkaynak Düzeni’nin her yaş gurubunda oynayarak profesyonel futbol yaşantısına hazırlık yapmıştım. Aslında uzun yıllar sonra farkettim ki HST beni sadece futbolculuğa değil antrenörlüğe de hazırlamıştı.

Profesyonel futbol yaşantınıza ilk adımı ne zaman attınız ?

Profesyonel futbolda ilk takımım Alanyaspor’du. Kendi değerlendirmeme göre orta seviye olan futbolculuk yaşantımı 2. ve 3. liglerde sürdürdüm. Lüleburgazspor, Aydınspor, Kasımpaşa, Üsküdar Anadolu, Mersin İ.Y ve Edirnespor kulüplerinin formalarını giydim. Geçirdiğim ciddi diz sakatlığı erken yaşta fubolculuk yaşantımı sonlandırdı. Bitiş gibi gözükse de aslında başlangıçtı !!!

Antrenörlüğe geçişiniz nasıl oldu ?

Beşiktaş genç takımında oynarken antrenörlerimizin öğrettiklerini semt sahamızda mahallemizin çocuklarına yaptırmaya çalışırdım. Altyapıdaki son senemde HST hocam beni minik takım antrenörü Nusret Ülük hocamıza yardıma gönderirdi. Antrenör potansiyeli görmüş olmalı. Futbol oynarken bile antrenör olmayı hayal ediyordum. 2000 yılında HST hocamın davetiyle evim gibi gördüğüm Beşiktaş kulübünün Fulya’daki antrenman sahasına stajyer antrenör olarak tekrar döndüm. Bir yıl sonra TFF B lisans antrenörlük belgesi alarak minik takım antrenörlüğüne başladım. 8 sene her yaş gurubunda çalışarak çok değerli antrenörlerin ve oyuncularımın katkılarıyla antrenörlüğü öğrenmeye çalıştım. Yaşadığımız şampiyonluklara ve başarılara rağmen altyapının maç kazanma değil futbolcu kazanma yeri olduğu gerçeğini içime sindirdim. A takıma yükselen oyuncularımıza ve farklı liglerde bu işten hayat kazanan oyuncularımıza katkılarım olabildiyse ne mutlu bana.

2015 yılında bir yıl süren eğitimin sonucunda UEFA PRO Lisans aldım. Siirtspor, Karagümrük ve Çanakkale Dardanelspor’u çalıştırdım ve öğrenmeye devam ettiğim profesyonel takımlardı. Üç sene Kasımpaşa U21 takımını çalıştırarak elde ettiğim deneyim ve Başakşehir U19 takımındaki bir yıllık çalışmam futbola dair kazanımlarımı arttırdı.  Beşiktaş kulübünde 3 yıl profesyonel takım için scouting yapmanın avantajı dünya futbolunu farklı ülkelerde canlı izleyerek gelişimi ve gidişatı görmek oldu. TFF tarafından düzenlenen antrenör eğitimcisi (TUDOR) eğitim aldım ve bazı projelerde yer aldım.

Profesyonel kulüplerden gelen teklifler olduğunu biliyoruz, fakat siz şuan profesyonel ligde mücadele etmeyen bir kulüpte görev yapıyorsunuz, bu tercihinizin sebebi nedir ?

Bu sezon profesyonel liglerden bana gelen çalışma tekliflerini heyecan duyduğum bir beklentimden dolayı geri çevirdim. Ekim ayında sürpriz bir şekilde Alanya Kestelspor’ dan gelen teklifi kulübün projeleri ve kulüp başkanı Levent Uğur’ un samimi yaklaşımından dolayı kabul ettim. İlk kez çalıştığım amatör ligde öğrenmeye devam ediyorum. Umarım sezon sonunda kulübümüzü uzun yıllardır kapısından döndüğü BAL ligine kavuştururuz.
Ülkemizin genç nüfusu yüksek, futbola olan ilgi de buna eşdeğer olarak her geçen gün artıyor ama futbolcu keşfi noktasında başarılı değiliz, sizin bu konuda ki düşünceleriniz nedir ?

Ben Türk insanına olan inancımı asla kaybetmeyeceğim. Bu topraklardan değerli futbolcular çıkacaktır. Yeterki bu gençlere inanalım ve doğru zeminlerde kaliteli eğitim imkanı verelim. Federasyonumuz, antrenör eğitimine aynı hassasiyetle devam ederse ve kulüplerimiz antrenör seçiminde liyakat esaslı davranırsa dünya futbolunda ithal edenden ihraç eden statüsüne geçebiliriz. TFF güzel ülkemin her karışını etkin şekilde tarayıp oluşturduğu futbolcu havuzlarını donanımlı antrenörlere emanet eder ve bu projeler yönetim değişikliklerinden etkilenmeden devam ettirilirse yabancı sayısı değil yerli kalitesi konuşuyor olabiliriz.

Medyanın farklı mecralarında söze altyapıdan oyuncu çıkmıyor diye başlayan meslektaşlarımın ve yorumcuların binlerce emekçi antrenöre haksızlık ettiğini düşünüyorum. Fiziksel koşullar göz ardı ediliyor. Ayrıca profesyonel takımlardaki antrenörleri üzerlerindeki galibiyet baskısı tercihlerini tecrübeli oyunculardan yana kullanmaya itiyor. Kulüplerimizi özellikle altyapı antrenörü seçerken tercihlerini çocuklara ve gençlere öncelikle sevgi verebilecek insanlardan yana kullanmalarını tavsiye ediyorum. Mutlaka sabırla bilgisini fidanlarımıza aktaracak antrenör tiplemelerine ihtiyacımız var.

Ülkemizde örnek aldığınız bir teknik direktör var mı ?

Ben yaşadığım her gün iletişim içinde olduğum her insandan öğrenmeye çalışıyorum. Ama örnek aldığım kişiyi soruyorsanız. Abdullah Avcı olduğunu söylerim. Sadece bana değil ülke futboluna da çok değerli katkıları olduğunu düşünüyorum. Benim antrenörlük idolümdür.

Son olarak ne söylemek istersiniz ?

Sorunun değil çözümün parçası olarak hayatımı Türk futbolu için adamak istiyorum. Aydınlanacaksa karanlıklar yanmaya hazır şekilde.

Teşekkür ederim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir