Sporda Sürdürülebilirlik Ekosistemi

 

           Tüm birimlerden gelen verileri doğru okuyabilen, her alanı bilemeyeceğinin farkında olan ve kendi alan bilgisini derinlemesine geliştiren doğru insanların doğru yerde olduğu (ne yapmaktan vazgeçmesi gerektiğini bilen) ekip liderleriyle yola çıkılmalıdır. Tek bir lidere bağlı olmayan, temel felsefe dışında; her şey de değişmeyi, gelişmeyi, yeniliği ve yenilenmeyi teşvik eden sürekli yaşayan bir sistem içinde hızlı etki (iş bitirme) yapabilen, esnek tepki verebilen spor örgütleri ‘Gelecek Spor Endüstrisi Vizyonu’ trendini yakalayabileceklerdir.

           Organizasyonel yapının risk yönetiminin süreklilik arz eden bir yaklaşımla yürütülmesi gerekmekte olup, bağımsız, tarafsız, güven içinde, organizasyona değer katan, katkı sağlayan, şeffaf ve hesap verebilirlik ilkesinin benimsenmesi gerekmektedir. Paydaşlara karşı sorumluluk önem arz etmektedir.  Spor örgütleri bu konuda ekonomik yarar, itici güç, iletişimle pekiştirilmiş etkileşim, ilişkisel ortaklıklar ve ağlar oluşturma gibi birbiriyle efektif ilişkisi bulunan unsurları muhakkak göz önünde bulundurmalıdır.

           Yukarıda yüzeysel olarak bahsi geçen şartların yerine getirilmesinin akabinde spor örgütleri, yapacakları kurumsal stratejik planlamalarla yol alırken, karşılaşılan kritik dönemeçlerin birbiriyle etkileşimini göz ardı etmeden gidişatın rotasını belirleyen en önemli unsurlardan birisi olduğunun bilinciyle bu dönemeçlerdeki etkileşimi lehine çevirmeyi bilmelidir. Buna bağlı olarak sportif perspektifte ekonomik olarak gelişim; bilimsel çalışmalar yapabilme kapasitesiyle, teknolojiye bağlı katma değeri yüksek üretimle, girişimcilik atmosferi oluşturulmasıyla ve inovasyon yapabilme gücüyle gerçekleşecektir. Kapsayıcı ekonomik dönüşümü gerçekleştirecek olan ise yeni teknoloji ve becerilere yatırım yapmayı teşvik eden, gelecekte yapılması gerekli kritik yatırımları öngörebilen ve kısır döngüden uzak çıktılara odaklanmayı başarabilen spor örgütleri olacaktır.

            İçinde bulunduğumuz ‘Bilişim (Dijital) Çağı’nda yaratıcı ve çarpan etkisi yüksek, sürdürülebilir fikirlerin uygulanabileceği “Ekosistem Atmosferi” oluşturulmalıdır. Tüm bu üretim süreci Spor Endüstrisi’ne de entegre edilmelidir.

            Ülkemizin spor endüstrisindeki geleceğinin vizyoner bakış açısıyla şekilleneceğinin bilinciyle yetişecek sporcuların günümüz spor vitrini küresel rekabeti içindeki rolü hiç şüphesiz ki çok önemli bir yere sahiptir. Türkiye’nin genç ve dinamik nüfus gücünü sürdürülebilir ve yaygınlaştırılmış bütünleyici patlayıcı bir güce dönüştürüp bakanlık, yerel yönetimler, federasyonlar, spor kulüpleri, sivil toplum örgütleri ve gönüllü birlikler aracılığıyla yeni nesil fikirler üretecek spor kültürü ekosistemi kurulmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir