LEVENT ÜMİT EROL, KİMSENİN ADAMI DEĞİLİM

Spor Bilimleri Uzmanı/Koç Hakan Nergis, Levent Ümit Erol ile samimi bir röportaj gerçekleştirdi. LÜE yine dobra ve mertçe konuştu.

‘‘ FUTBOL CAMİASININ İÇİNDE OLAN BİTEN HER ŞEYİ BİLİRİM ’’

Küçük yaştan beri camianın içindeyim, bu yüzden dostluklarım çok fazla, hemen hemen herkesi tanıyorum, diyebilirim. Teknik bir adam ya da bir futbolcuyla özel şeylerini konuştuğumuzda ben onları haber yapmam. Futbol camiasının içinde olan biten her şeyi bilirim. Mesela gazetecilere göre manşettir ama ben onları kullanmam ve bu yüzden bir güven oluyor. Yaptığımız iş zor bir iş, yıpratan bir iş, özel bir hayatınız kalmıyor.

” BENİM BİR TARZIM VAR ”

Benim bir tarzım var. Haberi süslemeyi severim. Mesela gazeteci refleksinin şöyle bir avantajı var; onlar olabilir veya olmayabilir açık kapı bırakırlar. Ben açık kapı bırakmam. Oradan zaten bana  tepkiler geliyor. Doğruluk oranı yüksek olunca beklenti daha büyük oluyor. Bir transfer olmadığı zaman bu sefer bütün tepkiler bana geliyor. Ama şu yoruyor mesela; olmadığı zaman tepkilerin bana gelmesi, olduğu zaman başkalarının bunun üzerinden prim yapması insanı manevi olarak yoruyor.

” BEN ARFA’NIN GELMEYECEĞİNİ BİLİYORDUM ”

Ben Arfa’nın  gelmeyeceğini biliyordum. Çünkü doğru kaynaklardan teyit etmiştim. Ben Arfa konusu tamamen sosyal medya transferiydi.  Fenerbahçe’liler bir algı oluşturdu. FB yönetim kurulu, taraftar istiyor diye almak için hamle yaptı. Almayacağını biliyordum. Ne oldu takdir mi ettiler, yok. Ben Arfa gelseydi, bana büyük bir linç vardı. Mesela geçen sezon 25 Mart’ta Gökhan Gönül’ün transfer haberini yaptım. Bir sürü tepki aldım. Sonuca bakarsak Gökhan Gönül Beşiktaş’ta. Mesela Volkan Şen’in, Fenerbahçe transferinin haberini yaptığım zaman Volkan Şen’i de tanımıyordum, Ozan Tufan’ı da. Daha sonra onlar geldiler beni buldular. Ozan Tufan bana dedi ki; abi transfer sürecimi ben Bursa’dayken senden okuyordum.  Şimdi onlar benim kardeşim. Onlarla bir dostluğum oldu. Bu güzel bir şey ve anlamlı.  Mesela bu dönemde  Volkan Şen’in İngiltere haberini yapmıştım. Bana tepki geldi, mesela hani İngiltere’ye gidiyordu diye. Ben bir çok şeyi haberleştirmedim, çünkü onlar benim kardeşim. Ortada kalma durumu da vardı. Her şey haber değil. Bildiğim şeyi haberleştirmedim.  Geçen Bülent abiyle telefonda konuştuk. Diğer gazeteciler için bir çok manşet çıkar ama ben hiçbir tanesini haber yapmadım. Çünkü biz abi-kardeş gibi dertleştik.

BİNLERCE DOĞRUSU OLAN KİŞİ BİR KAÇ YANLIŞ İÇİN KAÇAR MI ? 

Benim en çok hoşuma giden durum ” Beşiktaş’lısı, Galatasaray’lısı, Trabzon’lusu’ndan takdir görmek ve sevilmek. İşin ilginç yanı ise ben bir Fenerbahçe’liyim ve benden Fenerbahçe’liler nefret ediyor. Böyle olunca da heralde diyorum ki ” Levent Ümit Erol’ları ” çok. Mesela Beşiktaş haberi yapıyorum, yorumlayan bir çoğu Fenerbahçe’li, yanlış bir şey varsa istenmeyen bir şey varsa Beşiktaş’lılar yorumlamalı ama Fenerbahçe’liler yorumluyor. Onları ortada ilgilendiren bir şey yok. Kısaca sosyal medya iyi yere gitmiyor. Biz alıştık, tepkilere vs. Twitterı kapattım, onda bile algı yaptılar, Lens transferinden dolayı kaçtı, diye. Binlerce doğrusu olan kişi bir kaç yanlış için kaçar mı ?

Aslında bu konuyu size bir hikayeyle özetleyeyim; bir çift bir eşekle birlikte köyden şehire doğru gidiyor. Koca, karısını eşeğe bindiriyor, çevredekiler ” KILIBIĞA BAK ”, Koca eşeğe biniyor, karısı yandan yürüyor, vay kadına eziyet ediyor, ikisi birden eşeğe biniyor, vicdansızlara bak, eşeğe ikisi birden binmiş, ikisi de eşeğin yanından yürüyor, bu seferde bunların kafa çalışmıyor, eşeğe binsenize diye yorumlar geliyor. Yani yüzde yüz kimseyi mutlu edemezsiniz, hoşnut edemezsiniz…

” KİMSENİN ADAMI DEĞİLİM ”

Projelerim var, engelleri aşmaya çalışıyorum. Mesela Fenerbahçe maçına gidiyorum, insanlar sohbet etmek istiyor, fotoğraf çekilmek istiyor, ön plana çıkınca da engellemelerle karşı karşıya kalmaya başlıyorsunuz. Kimsenin adamı olmadan insanların kalbine girebilmek kolay iş değil. Bazı basın mensupları tanınmıyor, onlarda inşallah çok çalışarak iyi yerlere geliyor. Enteresan durumlarda var, arkanız sağlamsa, sizi finanse edenler varsa enteresan yerlere gelebiliyorsunuz.

Serpil hoca zamanında 8 yaşındayken Beşiktaş altyapı da futbola başlamıştım. Çoğu Fenerbahçe’li Beşiktaş’ta futbola başlamıştır. Hatta bizim asbaşkan sevgili Şekip bey de Beşiktaş altyapı da başlamıştır. 1990 ‘da İstanbul karmasında oynadım, oradan Galatasaray’a geçtim. Şanssızlıklar, talihsizlikler oldu, sakatlık gibi bırakmak zorunda kaldım. Gençliğimden beri futbolun içindeyim, hiç kopmadım. Yetenekliydim ama şansızdım. Kendimde hatayı ise Beşiktaş’tan Galatasaray’a geçmekte buluyorum.

” AZİZ YILDIRIM, DOBRA VE İYİ BİR İNSANDIR”

Saadettin Saran’ın başkan olma ihtimali sıfır, çok zor ihtimal. Aziz Yıldırım ile Ali Koç’un aynı seçime gireceğine inanmıyorum. Ama şöyle de bir şey var, Aziz Yıldırım girdiği her kongrede kazanır. Aziz Yıldırım’ın hataları, yanlışları vardır. Kendi camiasına bile anlatamayacağı hususlarda vardır. Ama Aziz Yıldırım iyi bir başkandır. Sadece futbol kulübü başkanı değildir, spor kulübü başkanıdır. Fenerbahçe ile yatıp kalkan bir başkandır. Aziz Yıldırım bütün kategorideki herkesi ailesine kadar tanır. Örneğin; U-13 takımında oynayan bir çocuğun ailesini, okuduğu okulu, memleketini, yeteneklerini hepsini bilir. Bu çok önemli bir şeydir, bu bir profesyonelliktir ama aynı zamanda bir maneviyattır. Aziz Yıldırım, yorulmuş mudur, yıpratılmış mıdır ? Yorulmuştur, yıpratılmıştır ama bu camia veda edecekse de güzel bir şölenle olması gerektiği gibi veda etmelidir. Aziz Yıldırım’ın gecesi gündüzü Fenerbahçe’dir. Böyle bir başkanın şampiyonlukla veda etmesini isterim. Aziz Yıldırım veda ederse yerine Ali Koç seçilir. Saadettin Saran ya da başka ismin kazanma ihtimali milyonda sıfırdır.

Aziz Yıldırım, dobra ve iyi bir insandır. En çok eleştirenlerden biri de benimdir, başkan mesela bu özelliğimi de sever. Yanında mert, dobra insanlar ister, yakala insanları sevmez ve istemez. Muhakkak bunu bildiği an sizi yanınızda tutmaz. Umarım bundan sonraki yaşantısında çok mutlu olur. Aziz Yıldırım ile Ali Koç’un aynı seçime girme ihtimali yok ama böyle bir şey olmasını da zaten istemem. Çünkü sonuçlarına üzülürüm. Aziz Başkan bırakırsa yerine Ali Koç gelsin isterim. Çoğu Fenerbahçe’li de böyle düşünüyor. Camianın birliği ve beraberliği açısından da böyle olursa güzel olacaktır.

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir