SPOR VE SAĞLIK

SPOR VE SAĞLIK

Doç.Dr.Mehmet M. YORULMAZLAR*

*Marmara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi

İlk defa Beykoz’lularla bir Beykoz’lu olarak beraber olduğum bu seferde konuya bundan sonra sağlıklı olarak devam edebilmek amacı ile sağlık konusunda başlamak istedim. Bundan sonra yazacağım yazılarda sporun çeşitli alanlarına değinmek ve spor biliminin tüm alanlarla bağlılığının kaçınılmaz bir gerçek olduğunu sizlerle paylaşmak istiyorum. Tabii ki güncel spor olaylarında da sizlerle beraber olacağım.

Günümüzde hareket azlığı bir hastalık olarak nitelendirilmekte ve birçok ölümcül hastalığın sebebi olarak gösterilmektedir. Kalp – Damar hastalıkları bu grubun başında gelmektedir. Elbetteki teknolojinin gelişmesiyle, iş kolaylaştıran aletlerin günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası olmasının bedensel hareketsizliğe etkisi büyüktür. Sedanter bir yaşam tarzı ise bir çok ciddi sağlık problemlerine neden olmaktadır. Çağın hastalığı olarak nitelendirilen obezite ve kardiyovasküler hastalıklar başta olmak üzere kassal zayıflık, postürel  bozukluk, diyabet gibi bir çok hastalık hareketsiz ve sedanter bireylerde daha sık görülmektedir ( 1,2,3 ).

Hareketsiz bir yaşantının sakıncaları ( 1 ), omurlar arası doku zedelenmeleri ve kifoz, lordoz, skolyoz gibi sorunlar, bel omurlarında; kireçlenme, disk sorunları, siyatik riski, deri altında aşırı yağ dokusu, kan tablosunda; yüksek kolesterol ve trigliserid bulgusu, kan şekeri anormallikleri, nedeni belirsiz yüksek tansiyona yatkınlık, göğüs kafesinin esneklik kaybı, düşük solunum kapasitesi, koroner damar hastalığı riski, zayıf karın ve sırt kasları, duruş bozukluğu, sindirim ve boşaltım güçlükleri, doğum sonrası sarkık karın, kalça eğimi anormalliği, tüm kas ve kas gruplarında kuvvet, esneklik ve işleklik kayıpları, kilo sorunu ve şekilsizlik, iskelet yapısında; osteoporoz, kireçlenme, eklem sorunları, kolay sakatlanma, güçsüz bir beden, kolay hastalanma ve toparlanma güçlüğüdür.

Hareketsizliğin uzun sürdüğü durumlarda, olumsuz gelişmelerden etkilenen doku ve sistemler bir noktada yaşamı tehdit eder duruma gelebilir ( 4,5 ).

Egzersiz yapan kişilerde hem akut hem de kronik adaptasyonla birlikte bir takım fizyolojik değişikliklerin olması beklenir. Düzenli uzun süreli ve orta şiddette yapılan aerobik egzersizlerin koroner arter risk faktörlerinden olan total kolesterol, LDL-K trigliserit gibi lipitleri azalttığı yüksek dansiteli lipoprotein ( HDL-K ) seviyesini arttırdığı belirtilmektedir. Aynı zamanda yüksek tansiyon ve obezite hastalıklarının egzersizle birlikte azaldığı vurgulanmaktadır.

Plazma kolesterol düzeyleri ile koroner kalp hastalığı riski arasında, diğer risk faktörlerinden bağımsız güçlü bir ilişki vardır. LDL kolesterol düzeylerinin yüksek olmasının aterosklerotik kalp hastalığına neden olduğu genetik deneysel, epidemiolojik ve klinik çalışmalarla kanıtlanmıştır ( 3,4 ).

Yapılan çalışmalarda total kolesteroldeki %1’lik artışın kroner kalp hastalığında %2’lik artışa %1’lik azalmanın ise kalp krizi riskinde %2-3 oranında azalmaya neden olduğu belirtilmekte, LDL kolesteroldeki %11’lik azalmanın koroner arter kalp hastalığında %19 azalmaya, HDL kolesterolde 1mg/dl’ lik artışın ise koroner riskte

*Marmara Üniversitesi Besyo Öğretim Üyesi.

%3 oranında azalmaya sebep olduğu tespit edilmiştir.

Vücut ağırlığının normal sınırları içerisinde tutulması alınan ve harcanan kalorinin eşit olmasına bağlıdır. Günümüzde mekanize olmuş toplumsal yaşam, hareketi azaltarak harcanması gereken enerjiyi vücutta saklı tutmakta ve bu birikim dengeyi olumsuz yönde etkilemektedir. Özellikle gelişmiş ülkelerde hareketsizlik ve obezite başlı başına bir sağlık problemi olarak değerlendirilmekte ve alternatif çözüm yolları üretilmeye çalışılmaktadır. Vücut ağırlığının ideal seviyeye ulaşması durumunda koroner arter kalp hastalıkları riskinin %35-55 oranında azalabileceği belirtilmektedir ( 4 ).

 

 

Yine öğrenci tez danışmanlığım kapsamında yaptığımız bu tezimizi destekler çalışmada da(6), 10 hafta süre ile haftada 3 gün hedef kalp atım sayısının % 70’ i şiddetinde yapılan aerobik egzersizler ; kan lipid profilini, vücut kompozisyonunu ve fiziksel uygunluğu olumlu yönde değiştirerek kardiyovasküler (Kalp ve dolaşım sistemi) sağlığı korumada etkili olabileceği ve özellikle orta yaş ve sonraki dönemlerde yaşam kalitesini yükseltmek ve hastalıktan korunmak için düzenli olarak aerobik egzersizlerin yapılması ve devamlılığının sağlanması kaçınılmaz bir gerçek olarak karşımıza çıkarmaktadır.

 

KAYNAKLAR:

  1. Erkan N. – Yaşam Boyu Spor / Bağırgan Yayınevi Ankara, 2000
  2. Zorba E. – Fiziksel Uygunluk / Gençlik Kitapevi Muğla, 2001
  3. Üstdal K.M. / Köker A.H. – Sporda Yüksek Performans Nasıl Kazanılır / Nobel Tıp Kitapevi 1998
  4. Karacan S. / Çolakoğlu F. – Sedanter Orta Yaş Bayanlar ile Genç Bayanlarda Aerobik Egzersizin Vücut Kompozisyonu ve Kan Lipidlerine Etkisi / Spor metre Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Dergisi 1 (2) 83-88 2003
  5. Kalyon T. A. – Spor Hekimliği / Gata Basımevi Ankara,  1995
  6. “sedanter kişilere uygulanan 10 haftalık egzersiz programının fiziksel uygunluk ve kan parametrelerine etkisi”, Marmara Üniversitesi BESYO, Bitirme Tezi, İstanbul 2005.

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir