BEKLENEN GÜNLER

Öncelikle Milli takımın içerisinde bulunduğu ‘’yönetimsel kaos’’un aktörlerinin daha da pasif kalacağı veya şöyle diyelim
‘’futbolu yönetememekteki liyakatsızlığının daha fazla su yüzüne çıkacağı’’
yeni bir futbol sezonunun arefesindeyiz.
Bu gidişatın mevcut yönetim içerisinde düzeltilebileceğine inancımız, açıkçası pek yok.
Spor bakanlığı el at(a)maz herhalde,
Federasyon özerk felan diyip sıyrılabilirler işin içinden ancak, sözkonusu ülke futbolunun geleceği..ve bu mevcut yönetim yanlış hamle.
Ama yine de oyun kalitesinin biraz daha artacağına inanmak istediğimiz bir sezon olacağının beklentisi içerisinde olarak bu sezonun (2017-2018)
teknik adamlar ve kadro yapılanmaları ile, son 5 yılın en kaliteli sezonu olabileceği hissiyatındayım..
Son iki yılın ligi domine eden takımı Beşiktaş,adeta sıfırdan inşa edilen Başakşehir in baskın taraftarı olmaması Fenerbahçe ve G.sarayın yarıştan yönetim hataları neticesinde erken kopması,Trabzonspor ve Bursaspor gibi diğer şampiyon takımların aynı çerçevede saf dışı kalmasıyla biraz kendini sıkıntıya sokmuş olmasına rağmen ipi göğüsledi.
Yeni sezonda 3.şampiyonluk için daha fazla gelişime,geniş kadro ve özellikle defans orta bloğundaki Marcelo konusunda karar vermek ve gidebileceği belirtilenTALİSCA nın yerine doğru çözümler bulmak zorunda.
Yeni sezonda tecrübelenmiş kadrosu ile A.AVCI nın başında olduğu BAŞAKŞEHİR,
Sadece yönetiminin hoca seçimleri açısından adeta 2 yılı heba olan,
muhtemelen başında son şampiyon hocası A.KOCAMAN ın olacağı Fenerbahçe,
Sıfırdan bir takım oluşturup sık teknik adam değişimi geleneğini bir yana bırakıp,
ülke futbolununda dinamizm ve coşkulu futbolun ısrarcısı durumunda olan E.YANAL lı Trabzonspor ,
Mali kriterleri allak bullak olmuş,kimsenin daha önce ‘’bu klübü yönetecek’’ diye ihtimal vermediği ancak son viraj a girdiklerinin farkında olan yönetimi ile,
ilk sezonunda kendi deyimi ile ‘’politik davranmak zorunda kaldım’’ diyerek yönetimsel ve kadrosal sıkıntının derinliğine de dikkat çeken ,yeni sezonda kendi oluşturacağı bir takımı sahaya sürecek olan İ.TUDOR lu G.saray olacak.
Burada bir parantez açmak gerekiyor.
İ.TUDOR un G.sarayın temposunu arttırabilme ihtimalinin, belki G.saray lı dostlarımız kızacaklar ama ‘’Sneıder ve Selçuk suz bir takım olması ile mümkün’’ olabileceğini belirtmek isterim.Son iki sezondur G.sarayın defansıf probleminden dem vuran medyamızdaki ‘’skor yazarlarımız’’,problemin ortasaha daki oyunu ‘’iki yönde oynayamayan’’ oyunculardaki ‘’derin zihinsel boşluktan’’ kaynaklandığını görmüyor-göremiyorlar..
Küçük takım hocası olmadığını ispat ve kariyerinde sıçrama yapabilmesi için İ.TUDOR un bu hızlanması gereken yerde oyun kurgusunu yavaşlatan,topun takım içerisindeki hızını sekteye uğratan problemi çözebilmesi gerekiyor.
Kasım ayı G.saray için milat olabilir bu bağlamda..
Ya yükselerek yoluna devam edecek,ya da kesinlikle yönetimini değiştirmek zorunda kalacak.Hep beraber göreceğiz.
Umudumuz, bu ülkenin 100 yılı aşmış bir markası olan bu klubün ve tabi diğer klüplerimizin ‘’toplam kalite’’ ile yeniden ayağa kalkması..
Adeta iğne ile kuyu kazarak düşme potasındaki takımı alıp Avrupa kupalarına gidebilecek seviyeye kadar getirebilen R.ÇALIMBAY lı Antalyaspor ve düştü gözü ile bakılan ama Saffet SUSİÇ ile lige tutunan Alanyaspor ve yeni teknik adam M.R.AKÇAY ile birlikte özellikle Boşnak oyuncuları R.BAJIÇ , D.MİLOSEVİÇ,A.HADZIAHMETOVİÇ ile Sırp stoperi J.VUKOVİÇ in takımda tutar ise neler yapacağını merak ettiğimiz KONYASPOR yeni sezonun can yakacak takımları olarak kaliteli bir sezon izleyebileceğimiz konusunda bizi heyecanlandırmaktalar..
(Bu arada stoper arayan Beşiktaşın J.VUKOVİÇ i gör(e)memesi de ilginç geliyor bana. )
Y.Malatyaspor ile yeniden lige dönüş yapan E.SAĞLAM ile birlikte
P.S.G nin efsane teknik adamı P.LeGUEN in ile anlaşabilirse yeniden ayağa kalkabileceği merak edilen Bursaspor var birde merakla izlemek istediğimiz.
O.BURUK lu Akhisarspor,Ü.ÖZAT lı Gençlerbirliğinin de sürpriz sonuçlar dan ziyade,kendi teknik adamlarının onayı ile kadrolarını kurmuş olması, rekabet kalitesinin yukarıya çıkacağı hissini veriyor adeta..
Göztepespor u uzun yıllar sonra Süper Lige çıkaran Y.VURAL ın istenmeyen bir sonuç şeklinde klubü ile anlaşamaması daha öncede bunun olabileceğinin hissiyatını taşıyan biri olarak,
‘’Göztepesporun ve ligin toplam kalitesinin artmasına engel bir sonuç’’ olduğuna inandığımız için açıkçası üzdü bendenizi..
1.Ligten, Süper Lige çıkan takımların teknik adamlarının değişiminin ‘’saçma geleneği’’ yine değişmedi maalesef..
Kendi bünyesinde yetiştirdiği oyuncusu ile bir üst lige çıkacak ve dahi teknik adamını da değiştirmeyecek şekilde mücadele eden takımı görebilmek için,
bu perspektifte ülkenin bizce şu an tek umudu olan ALTINORDUSPOR u beklemekten başka seçeneğimiz olmayacak galiba… 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir