Sinan Karaca, Serkan Öçalmaz İle Bir Araya Geldi

Bugün Le Sport Magazine dergisi olarak Muğla Gençlik Hizmetleri ve İl Spor Müdürü Sn.Serkan Öçalmaz ile birlikteyiz.Kendisine bize ayırdığı vakit için teşekkür
ediyoruz.

1-Sn.müdürüm bu konuma gelirken nasıl bir süreçten geçtiniz? Bize kendinizden bahseder misiniz ?

-Teşekkür ederim. Aslen Trabzonluyum ama 1976 yılında İstanbul’da doğdum.İlköğretim, ortaöğretim ve liseyi İstanbul’da tamamladım.Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’ndan mezun oldum. Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği ve Spor Yöneticiliği bölümlerini bitirdim. Yüksek lisans eğitimimi de burada tamamlayarak hayata atıldım.Teşkilatımızın 2001’deki sınavını kazanarak burada ki görevimize başladık.Allah izin verdiği süreç içerisinde de Ankara ve İstanbul’da bakanlığımıza bağlı çeşitli departmanlarda görev aldım. SOn 2 yıla yakın zamandır da Muğla Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü olarak görev yapıyorum.Her şeyden önce insanın işi ne olursa olsun severek yapması lazım. Başarının anahtarı buradan geçiyor. Yaptığınız işte alana hakim olmak istiyorsanız yönetmelik ve mevzuatlar çercevesinde samimiyetler doğrultusunda çalışacaksınız.Bu doğrultuda yapmış olduğunuz bütün işlemlerde personel tarafından gerekli nezaket,sevgi ve saygıyı görüyorsunuz. Takım halinde çalışmaya özen gösteriyorsunuz. İşleyişe bu boyutta baktığımız zaman başarı kaçınılmaz oluyor.Ben hayatımda her zaman şu distürüyü yapmışımdır;26 yıllık lisanslı sporculuk hayatım var benim. Her gittiğim yerde takım kaptanlığı yaptım. Çeşitli branşlarda gol krallığı vs. gibi başarılar elde ettim ama takım ruhu olmadığı zaman ya da takımın bir parçası olmadığınız zaman organizasyon ve etkinliklerde sıkıntılar orataya çıkıyor.Sizlerde görüyorsunuz,tespit ediyorsunuz. Eğer takımın bir parçası olursanız,takım oyuncusu olursanız her anlamda,
işleyişe farklı bakıyorsunuz.Bu da sizi pozitif yönde etkiliyor, takım arkadaşlarınızı olumlu yönde etkiliyor. Dolayısıyla insanlar menfaat gözetmeksizin  etrafınızda bir halka oluşturuyor ve sinerji yaratıyolar. İl genelinde organizasyon ve faaliyetlerde başaralı olmanıza, amaca ulaşmanıza, ülkenin geleceği ve teminatı olan çocuklarımıza en iyi hizmeti sunmanızda ayrı bir farkındalık yaratıyor.

 

2-Gençlik yıllarınızda ne gibi hayalleriniz ve hedefleriniz vardı ? Bunları gerçekleştirebildiniz mi veya ne kadarını gerçekleştirebildiniz ?

-Valla keşke genç olsaydık, genç kalsaydık.Şuan da 41 yaşındayım. Ben her zaman şunu söylüyorum çocuklara,gençlere ve arkadaşlarımıza ;Bir üniversite size her zaman  kapı açar. O kapıdan içeri girmek, oradaki işleyişi kendi adınıza sürdürmek tamamen size bağlı.Özellikle bunu bize staja gelen arkadaşlara söylüyorum. 14 haftada 4  4 hafta devamsızlık hakları var. 10 hafta buradalar. Yani 2.5 ay gibi kısıtlı bir zamanda buradalar ve biz bu kısıtlı zamanda buradan en iyi bilgi alıp gitmelerini istiyoruz.Dolayısyla sorarsanız,sorgularsanız işiniz ile ilgili bütün alanlara sahip olmak için çaba sarfederseniz, üniversite ve staj kurumu size faydalı olur ama  siz eliniz cebinizde gidip gelirseniz, zamanı geçirmek gibi bir derdiniz olursa buradaki insanlar size istediği kadar bilgi vermek için çaba sarfetselerde olmaz. Dolasıyla gençlere en büyük tavsiyem zaman çok çabuk geçiyor. Ben üniversitede nasıl vakit geçicek dediğimden bu yana 17 yıl geçmiş. Zaman çok hızlı ve acımasız geçiyor. Dolayısyla Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu mezunu arkadaşlarımızın alanda ve sahada etkili ve verimli olabilmeleri için mutlak suretle kendilerini iyi  yetiştirmeleri gerekiyor. Bunun içinde temel şart okulda geçirdikleri zamanı optimum seviyede,işin hakkını vererek yapmaları gerekli. Sonuçta aileniz sizden eve ekmek  getirmeniz gibi istekleri yok.Gençler,genç olarak üzerine düşenleri mutlak suretle en iyi şekilde yapmak zorundalar.Gençlerin meşakatli bir şekilde çaba göstermesi beni  mutlu ediyor ve umutlandırıyor. Bizim zamanımızda kitle iletişim araçları bu kadar yaygın değildi. Şu anda gençler bu araçların içinde boğulmadan zamanı en iyi şekilde  yönetmeliler.Bence zaten şuan temel sorunlarımızdan bir tanesi zaman yönetimi. Gençler spor yapacakları,eğitim alacakları,sosyo-kültürel faaliyet zamanlarını
iyi ayarlarlarsa başarı kaçınılmaz olacaktır. Ben gençliğimde de aynı şekilde düşünüyordum,prensipliydim. Benim notlarım üniversite kütüphanesinde kütüphane yararına satılırdı. Aldığım notları eve gider temize çekerdim. Sınav zamanı pek fazla çalışmama gerek kalmazdı çünkü temize geçerken çalışıyordum. Üniversiteden de derece ile ayrıldım. Hayalimde ve idealimde zaten spor teşkilatına girmek vardı. Öğrencilik yıllarımda da bunu söylüyordum. Bunun doğrultusunda çalışıyordum. Nasıl girilir, yönetmelik nedir gibi.. inanmazsınız belki ama 2.sınıftan itibaren o zamanlar genel müdürlük düzeyindeydi,bakanlık daha sonra kurulmuştu. il müdürlüğüne ben sadece staj için gitmiyordum işleyiş nasıl girebilirim,şartları nasıl zorlarım gibi sorularıma cevap bulmak için gidiyordum. Allah nasip etti sınav açıldı ve çok şükür kazandık.Kurumumuzun bir parçası olduk.Burada işleyişin içinde olmaktan son derece mutluyum. Teşkilata ilk girdiğimde il müdürü olmak gibi hedefim vardı.Arkadaşsarım gülüyord ve çok zor diyorlardı. Ben her zaman hedefimiz bu olsun diyordum.Biz o zamanlar bugun gibi bilgisayarla değil daktilo ile çalışıyorduk.Rahmetli bi şefimiz vardı.O öğretmek için ,bizde öğrenmek için çabalıyorduk.Ben mesai bittiğinde çekip gitmek değil de iş bitene kadar çalışıyordum.Federasyonda çalışırken briç masasını kendim kurmuşumdur,malzemeleri kendim taşımışımdır.Bakanlığımızın.müdürlüğümüzün ve federasyonumuz bünyesinde ne görev verirlerse en iyi şekilde yapmaya çalıştık.Çünkü şuna inanın her işin size artısı var. Kişisel
gelişiminize katkısı var.Bu iş benim değil deyip kenarda oturmak çok basit.işin büyüğü küçüğü olmaz dedik. Allah’ta nasip etti buralara kadar geldik. Sağolsun büyüklerimizin bize ilgi ve nezaket gösterdiler.Bizde onlara layık olmaya çalıştık ve bu bilgi,birikimle buralara kadar geldik.

3-Siz sporla nasıl tanıştınız ? Sporcu olarak kariyer planınız var mıydı ?

-Hayatımızın ortak paydası spor.Olmama şansı yok. En çok amcam ve babam beni spora itti. İstanbul’da doğduk,büyüdük. Boğazın kenarındayız. İlk yüzme ile tanışmıştım. Teknik olarak öğrenmesende bizim orada boğaza bırakırlardı serin sulara ister öğren,ister öğrenme o zaman ki şartlarda.Biz o şartlarda öğrendik. Amcam iyi bir yüzücüydü. Bana tekniğini gösterirdi. Mesela çoğu insan bunu hayatında hiç yapmamıştır;biz kürek çekerdik.Aile de spor kültürü varsa spor kaçınılmaz oluyor. Amcam aynı zamanda futbolcuydu.Benim rolmodelimdi. Hem efendiliği hem de sporculuğuyla.Benim gözlemlediğim şu; sporculuk kariyeriniz belli bir süre sonra bitiyor. O süre içerisinde
kazanmış olduğunuz dostluklar sizin etrafınızda bir perde oluyor.Dolayısıyla bu hayatınızda size kapılar açmada vesile oluyor.Ben bu efendiliği, karakteri, tarzı amcamda ve babamda görmüştüm. Aile de spor kültürü olacak. Sohbet içerisinde spor geçecek.Ülkemiz genelinde bu futbol iken bizim evde yüzme ve kürek konuşuluyordu.
Ben dedemin bana yüzme ile ilgili neler yaptığımı sorduğunu hatırlıyorum. Dolasıyla bende de ilgi alaka oluştu ve üzerine koydum. Yüzme, kürek,voleybol,futbol…Ben antrenörlerimize her zaman söylüyorum; çocuklarımızı performans sporcusu olarak yetiştirmemeliyiz.Takdir edersiniz ki her birey milli sporcu olamaz ama iyi bir
spor adamı ve iyi bir insan olabilir. Bunun temel prensibi spordan geçiyor. Bizler gençleri spor yaparken mutlu etmeliyiz. Gençler mutlu oldukça kendi içlerinde kendi donelerini bulacaklar. ilerleyen zamanlarda göreceksiniz taşlaryerine oturmuş ve gençler ister istemez elit bir sporcu olarak uluslararası başarılara ulaşacak ve milli bayrağımızı göğe çekecekler.

4-Sizin spor hayatınızı etkileyen unsurlar oldu mu ? Hayatınızda kırılma noktaları var mı ?
-Şimdi sana şunu söyliyeyim;benim ailemde herkes bana destekçiydi.maçlarıma gelip izlerlerdi. Dolayısyla kimsenin hakkını yiyemem ama işte insanın hayatında kırılma noktaları oluyor. İlk kasık sakatlığı geçirmiştim,çok uğraşmıştım. Geri dönüp baktığımda bu işler nasip kısmet işi diyorum.Çok yetenekli olabilirsin ama yaratan
tarafından nasip olmuyorsa,olmuyor.Ben futbolculuk hayatımda gol kralıydım,herkes beni el üstünde tutup göz bebeği gibi bakardı ama işte bazı sakatlıklar insanı kırıyor.Sürekli iyi değilsen o çemberin dışında kalıyorsun zaten. Gençlik yıllarında üzülüyorsun ama ben o sakatlıktan sonra da pes etmedim. Çünkü liderlik vasfım vardı. Bu sakatlığı yendim ama uzun sürdü.Uzun sürünce üniversite hayatıma daha çok ağırlık verdim. Şehir dışından da teklifler vardı ama ben aynı şehirde hem futbol oyanayım hemde eğitimi devam ettireyim ve eğitime daha çok ağırlık vereyim dedim. iyi ki de öyle bir karar vermişim. Ben elektrik ve makine mühendisliği de okudum fakat dünyaya bir kez daha gelsem Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu okuyup bu yolda devam ederdim.

5-Sn Müdürüm Gençlik ve Spor Bakanlığımızın spor ile uğraşan gençlerimizin hedeflerine ulaşmaları için nasıl bir politikası var ?

Sporun içinden gelen biri olarak spor ile uğraşan gençlere hedeflerine ulaşmaları için siz ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz ?
-Şimdi tavsiye çok basit;kendi alanları ile ilgili ne kadar bilgi varsa alsınlar,işin içerisinde olmak istesinler.Staj örneğinde verdiğim gibi;alanında ilerlemek istiyorsan işini en iyi şekilde yapmak durumundasın. 14 haftalık süreçte 4 haftalık devamsızlık hakkın varsa bunu mecbur olmadıkça kullanmayacaksın.Ben kanun koyucu olsaydım veya bunun ile ilgili sormuş olsalardı derdim ki; bu çocuga 1 gün devamsızlık hakkı verelim. Çünkü teorik olarak
öğrendiklerini uygulama ile pekiştirmek zorunda. Devamsızlık hakkını da çok istisnai durumlarda kullanılmasını söylerdim. Gençler “Ben 4 devamsızlık hakkımı kullanayım, şu stajı da bitireyim”derse bu iş olmaz. Alanında hangi branş olursa olsun mutlak suretle faaliyette ve işleyişte olup raconu yerine getirmeli. Bizim bakanlığımızda gençlere ve bütün vatandaşlara yapmak ve yaptırmak istediği spor anlayışı herkese göre değişiklik gösterse de 7 den 70 herkes için ayrı prensipte de olsa iş ve işlemler yapıyoruz. Burada ne var ; düzen olarak fiziksel aktivite alışkanlığının kazandırılması, spor yoluyla bireyin ve toplumun refahı, sosyo-ekonomik düzeyin geliştirilmesi,yetenkleri çocukların ve gençlerin tespit edilerek üst düzey sporcu olarak yetiştirilmesi ve desteklenmesi,amatör branşlara yeterli ve gerekli desteğin verilmesi yolunda sporda mükemmellik ve katılıma teşvik edip ödüllendirmede  çeşitlilik,yenilikçi bir kültür oluşumu,Türkiye’de ve Dünya’da önce gelen spor banşlaına ağırlık verip özellikle olimpik bramşlarda yetenek taraması ile birlikte ülkemizi ulusal ve uluslararası alanda mücadele edecek çocukları yetiştirmek var. Dolasıyla hepsini üst üste koyduğumuz zaman bir polita var ve bu politikaların uygulanabilir olması da siz gençlerden geçiyor.Devlet bir spor politası belirleyebilir, gayet doğal ama uygulanabilir olması için gençlerimizin çalışanlarımız dahil destekçisi olup,işleyişin içinde olmalılar.Gençlerin hep işin içinde olmasını istedim.İl genelinde de baktığımız zaman yaptığımız bütün faaliyet ve organizsyonlarda gençler üzerine iş ve işleyişler yapıyoruz.Hatta gönüllülük esasına göre onları aramıza alıyoruz.Bu çok önemli. Yaptığımız ulusal ve uluslararası organizasyonlarda başta staja gelen arkadaşlarımız olmak üzere gençlik merkezinde ki gençlerimiz gönüllük esasına bağlı şekilde yer alıyorlar.Görüyorsunuz iş ve işleyişin içinde olan arkadaşlarımız özelllikle yönetim kısmındakiler kendilerini geliştirerek teşkilatımızda yer alıp başarılı işler yapıyorlar ve umut vaadediyorlar. Bu da beni mutlu ediyor.

6-Gençlik Hizmetleri ve Spor İl müdürü olarak Muğla’ya atanalı 2 yıla yaklaştı.Muğla ili konum açısından bir çok spor dalına hitap ediyor.Sizin Muğla ilinde nasıl projeleriniz var?
-Şimdi aşağı yukarı 54 branşta faaliyet gösteriyoruz.Geçen yıl itibariyle baktığımızda 392 tane ulusal ve uluslararası faaliyete imza atmışız. sadece bu faaliyetler ile birlikte 81600 tane sporcu,hakem ve antrenör ağırlamışız. İl genelinde sporcu sayımıza sayımıza, okul sporlarına baktığımız zaman ciddi bir ivme kazandığını söyleyebilirim. Dolasıyla bizim örtüştürdüğümüz nokta reel anlamda spor yapan çocuklarımızı lisans sahibi yapmak. herkesin alanda olmasını istiyoruz.Herkesin faaliyetrlerde olmasını istiyoruz. Türkiye’nin en uzun kıyısına sahip ilinde görev yapıyoruz. BU konuda su sporlarına ağırlık veriyoruz. Başta kano,kürek yelken ve yüzme branşı olmak üzere bu 4 ana branşta iş ve işlemleri arttırdık. Baktığımız zaman yapmış olduğumuz faaliyetlerle, lisanslı sporcu sayımızda ki artışla birlikte hedeflerimize ulaşmayı hedefliyoruz.

7-Ülkemizde ve Muğla’da spor turizmi hakkında ne düşünüyorsunuz ?
-Sporu çeşitlendirmek açısından önemli bir aktivite. Dolayısıyla spor turizmide özellikle kıyı şehirlerimizde önem teşkil ediyor.Her ilin kendine has spor  turizmine bakış açısı var ama özellikle bizim dönemimiz içerisinde yapmış olduğumuz önemli çalışmalar var. mesela; yamaç paraşütü, kıtesurf, su sporlarında  dalış faaliyet yaptık ve ilimizde bu çeşitlilik ile birlikte ülkemizin zor dönemden geçtiği şu zamanda spor turizmi ile birlikte can suyu olduk. İl genelinde bu faaliyetlerle ciddi sayılara ve rakamlara imza attık. Geçen hafta yapmış olduğumuz organizasyonla sadece 5000 sporcuyu misafir ettik.Düşünsenize bu organizasyonlara sporcular aileleri ile birlikte gelmek istiyor. Bizde Turizm Otelciler Birliği ile görüştüğümüz zaman otel fiyatlarını sezon fiyatlarının  biraz daha altına çekerek yani bakanlığımızın çocuklarımız için vermiş olduğu harçlar doğrultusunda bir rakama çektiğimiz zaman ciddi bir katılım oluyor.Ailelerde organizasyon sonrası 2-3 gün daha kalmak istiyor.Sağolsun otel sahipleri de gerekli nezaketi gösteriyorlar. Ciddi bir işleyiş var. Alternatif sporlara da yöneliyoruz. Trekking parkurumuz var.Dağcı arkadaşlarımız ilimizde yeni yollar keşfediyorlar. Bilindiğin dışında da işler yapıyoruz.Bu organizasyonlarda bizleri heyecanlandırıyor ve ilimizde ciddi rakamlara ulaşmamızı sağlıyor.Bizde bundan mutluyuz.

8-Muğla ilindeki yerel yönetimlerin spor tutumunu nasıl buluyorsunuz ?
Bir ilde spor tek başına idare edilmez.Edilmesi de düşünülemez.Muhakkak kendi içinde iç dinamikleri var. Başta Valilik olmak üzere ve diğer kamu kuruluşlarının destekleriyle beraber burada ki sekronizasyonu sunmak zorundasınız.Bu iç dinamiği yakalarsanız zaten başarı vardır.Sonuç olarak bu başarı ile ait bir başarıdır ve
Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü olarak bu iç dinamiği yakalayıp örtüştürebilirseniz başaerıdan söz edebilirsiniz. Organizasyonlarda sağlık tedbirleri, güvenlik tedbirleri alacaksınız.Dolasıyla organizasyonu A’dan Z’ye işleyişi ile ilgili sekranizasyonu sağlayacaksınız ve işleyişi yürütecekseniz. Tek başına bir yere kadar tek başına da çalışabilirsiniz ama takım ruhunda çalıştığınız zaman il genelinde keyif alınıyor.herkes işin içinde olmaktan mutlu oluyor ve onları da onure etmiş oluyorsunuz. Gelen sporcular ve kafileler özellikle ülkemizin geleceği ve teminatı olan çocuklarımız da hizmet kalitesi artınca son derece mutlu oluyor. Çünkü ilimizde bakanlığımız doğrultusunda ciddi tesisleşmeler yapıyoruz. Çocuklar tesislere geldiği zaman son derece modern bir ortamla karşılaşıyorlar.
A’dan Z’ye en modern tesislerde hizmet alıyorlar.Bu da bizim açımızdan keyif verici bir olay.

9-Ülkemizde ve Muğla’da bütün branşlarda alt yapı ve spor tesisleşmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
-AZ önce girdik demek ki konuya.Yani ciddi bir konu.Ülke genelinde de bakanlığımız uktesinde de önemli çalışmalarımız var.Bakanlığımıza bağlı 81 il müdürlüğümüze ve  ilimize baktığımız zaman son 10 yıl içersinde 5 katrilyon altını çiziyorum bakanlığımızın harcamış.Çok ciddi bir bütçe ve ilimiz geneli baktığımız zamanda da
bu rakamın 65 milyon olduğunu görüyoruz geçmiş dönemlerde yapmış olduğumuz yatırımlarla.Şu anda da 2017 yılı içerisinde 15 milyon 600 bin TL yatırım bütçemiz var. Yani bu ile 2 tane spor salonu yapacağız.1 gençlik merkezi de şu an bakanlığımızın taahütünde devam eden işlemlerden.Dolayısıyla Bakanlığımız tesisleşme hamlesine önem veriyor. Yatırımcı bir kuruluşuz ve bununda hakkından gelebilmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki spor tesisleşmesi hamlesi bir ülkede ne kadar üst düzeyde olursa başarılı sporcuların önünün açılmasına o düzeyde katkı sağlıyor. ülke sporunu tabana yaymak ile ilgili politikamız var.hepinizin bildiği üzere sporu tabana yayarken de alan,saha ve tesisleri en iyi şekilde kullanmamız lazım. her ilinde kendine göre öncelik tanıdığı branşlar var. branşlaşma hamlesi doğrultusunda iş ve işlemler ilerliyor.bazı eksikliklerimiz var ve bakanlığımızın uktesin de çalışmalarımız son süratle devam ediyor.

10-Le Sport Magazine ekini olarak Gençlik Hizmetleri ve Spor İl müdürümüz Sn Serkan Öçalmaz’a bizimle paylaştığı bilgi,fikir ve düşünceler için teşekkürlerimizi son olarak dergi okurlarımıza ve gençlerimize iletmek istediğiniz mesaj var mı ?

Valla çok şanslısınız.Böyle bir spor bakanımıza ve müsteşarımıza sahip olduğunuz için. Bizlerden daha çok şanslısınız.Çünkü spora pozitif yönde bakabilen insanların idare ettiği teşkilatta görev yapıyorum. Bende bundan son derece mutluyum.Sizlerin geleceği ve kariyer planlamaları ile ilgili sadece sportif faaliyette  değil Gençlik Hizmetleri ile ilgilide bir çok işlem yapılıyor. bakanlığımız uktesinde. Dolayısyla hepsini üst üste koyduğumuz zaman gençlik merkezleri sizler için ayrı bir kapı ayrı bir vizyon. Gençliğimiz ile alakalı çok büyük yatırımlar yapıyoruz tesisleşme ile beraber. Bizlerde sizinle nacizane bir kaç bir şey paylaşabildiysek  bize de ne mutlu.Ülkenin geleceği ve teminatı sizlersiniz. siz içinde politamız doğrultusunda en iyi şekilde çalışıyoruz, üretiyoruz ve bunu sahaya yansıtıyoruz. Umut ediyorum ki bundan sonra da siz gençlerin için elimizden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğiz.

Röportaj : Sinan KARACA

Fotoğraf : Mustafa KÖKTEN

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir