ÇOÇUKLARDA DOĞRU İLETİŞİM

Öncelikle iletişim nedir?

iletişim; kişilerin birbirini anlamasıdır. Yani klasik olarak, 2 ya da daha fazla insan grubunun arasında gerçekleşen duygu, düşünce, davranış ve bilgi alışverişidir, diye tanımlanır.

Eğer iletişim kurarken karşımızdaki bir çocuk ise; öncelikle çocuğun yaş düzeyine bakmalıyız. çocukla onun yaş düzeyine uygun iletişim kurmalıyız. Bu çok önemli bir faktördür. Çünkü çocuğun sosyal, duygusal ve akademik gelişimini etkileyecektir.
Yaş ne olursa olsun her bireyin duyguları vardır. Her birey duygularının anlaşılmasını ister. Anlaşılmak ister. Ve anlaşılmadığında problemler ortaya çıkar. Birçok problemin altında da duygusal bozukluklar yatar. Sağlıklı bir birey yetiştirmek için duyguların anlaşılması önemlidir.

Mesela; ergenlik dönemini ele alalım. Birçok çocuk ailem beni anlamıyor diye yakınır. Aslında buradaki yanlışlık ailenin çocuğu anlamaması değildir, ailenin çocukla kurduğu iletişimdir. çocuğun yaş düzeyine uygun iletişim kurmamasından kaynaklanır. Ve maalesef bu durum gelecekte, anlayışsız, iletişim noktasında sıkıntı yaşayan, kendini ifade edemeyen, özgüven problemi yaşayan bir birey olmasına neden olabilir.
Çocuklarımızın duygularını anladığımızı onlara hissettirmeliyiz. Eğer yaş kategorisi küçükse söyleyerek ifade etmeliyiz, büyükse davranışlarla ifade edebiliriz. Ama küçük yaş grubunda hem sözler hem davranışlar çok önemli. Örneğin; 2-4 yaş çocuklar ebeveynlerini model alırlar. o yüzden çocukla iletişim konusunda sabırlı olmalıyız.
Çocukla iletişim kurarken onu iyi dinlemeliyiz ve göz teması kurmalıyız. Bu durum çocuğa kendini değerli hissettirir. Bazen çevremizde görüyoruz; Anne bulaşık yıkıyor. çocuk arkasında okulda yaşadıklarını büyük bir heyecanla anlatıyor. Anne ”evet, öylemi, ımm” diye geçiştiriyor. Çocuk bu anlatımını iki kere daha yapar. Eğer anne aynı tavırda devam ederse, bir daha anneye anlatım yapmaz, aksine anneye agrasifleşmeye, anneyle inatlaşmaya başlar. Hatta annenin onu sevmediğini bile düşünebilir. Sevilmek, yaş kaç olursa olsun hepimizin istediği bir şeydir, doğamızda var. Sevgiyle açamayacağımız kapı olmaz unutmayın. Sevginizi dile getirin.
Bir diğeri çocuğa verdiğimiz sözü mutlaka tutmalıyız. Örneğin; oyuncak alınmadığı için çok ağlayan bir çocuğa sırf sussun diye tamam yarın alacağım diyip almazsanız. artık çocuk için sözlerinizin bir anlamı kalmaz. Çocuğun size olan güveni sarsılır. Çocuğa güven kavramını anlatmanız zorlaşır. Peki siz güvenmediğiniz bir insanın sözünü dinler misiniz? dinlemezsiniz dimi. şüpheci yaklaşırsınız. işte çocuğunuzda size öyle yaklaşacaktır. çocuğunuzun sizden şüphe duymasını ister misiniz?
Çocuklar sizin elinizde bir hamur, onları şekillendiren siz ebeveynlersiniz. Onlar sizin aynanız. İlerleyen zamanlarda “bu çocuk niye böyle” diye sorduğunuzda lütfen aynaya bakın. cevabı orada.
Vee son olarak lütfen çocuklarınızla inatlaşmayınız. Eğer inatlaşırsanız, o davranışı kalıcı hale getirebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir